Mumcudan bir teklif var

Mumcudan bir teklif var

Anavatan lideri Erkan Mumcu cumhurbaşkanlığı sistemini yanlış buldu ve önerisini sundu.Abone ol

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, ''Bürokrasiyi, iktidarların da üzerinde bir güç haline getiren şey, imtiyazlılar rejimini ayakta tutan; bir eşik bekçisi haline getiren şey, Cumhurbaşkanlığı sisteminin bugünkü yanlış uygulanmakta olan halidir'' dedi.

Mumcu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, ''sürekli eleştirdiği düzene ilişkin sözleriyle, ülkenin 500 yıllık geçmişinde edindikleri imtiyazlarını, statüko içindeki ayrıcalıklı yerlerini terk etmek istemeyenlerin kurduğu düzeni kastettiğini'' söyledi.

Düzenin, siyaseti de iktidarı da milli iradeyi de değersizleştiren; önemsizleştiren; tuzakları kuran ve işleten düzen olduğunu ifade eden Mumcu, ''Bu düzen, milletin değişim iradesiyle iktidara gelen siyasi kadroları rant dağıtma batak totem tabela lığına çekip, o bataklıkta kirleten, uyuşturan, masumiyetini elinden alan ve onu da statükonun bir parçası, bozuk düzenin bekçisi haline getiren düzendir.  Milletin, Köroğlu diye seçtiklerini Bolu Beyi'nin kapısına muhafız yapan düzendir'' diye konuştu.

Milletin talihsizliğinin, düzen değişmedikçe sona ermeyeceğini kaydeden Mumcu, şöyle devam etti:

''Bu düzeni, bir vesayet düzeni olmaktan çıkarmanın belli başlı temel yolları, çözümleri vardır. Bunun için irade gerekir. Bunların en başında gelen şey, Türkiye'de bürokrasiyi, oligarşik bir güç haline getiren en önemli mekanizma olan Cumhurbaşkanlığı sisteminin değiştirilmesidir.

Bürokrasiyi, iktidarların da üzerinde bir güç haline getiren şey, imtiyazlılar rejimini ayakta tutan, bir eşik bekçisi haline getiren şey, Cumhurbaşkanlığı sisteminin bugünkü yanlış uygulanmakta olan halidir. Bu vesayet sisteminin anahtarı, Cumhurbaşkanlığı sistemidir.''

CUMHURUN BAŞI...

Erkan Mumcu, Türkiye'de Cumhurbaşkanı'nın, halk tarafından
seçilmesi gerektiğini belirterek, ''Cumhurun başkanı, cumhur tarafından seçilmelidir. Cumhurun başı, cumhurun iradesiyle işbaşında olmalıdır. Cumhurun başı, cumhura, yani millete hesap vermekle hukuka hesap vermekle mümkün olmalıdır'' dedi.

Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili söylediklerinin,  Cumhurbaşkanlığı'nı yürütenlerin şahsiyetleriyle ilgisi olmadığını kaydeden Mumcu, ''Cumhurbaşkanlığını yürütenlerin şahsiyetlerini, kişiliklerini çok aşan bir meseledir'' diye konuştu.

Mumcu, daire başkanları düzeyinden, yüksek yargının başına kadar bütün kademelerde, parlamento ve hükümet iradesini değersizleştirecek bir iradenin cumhurbaşkanlığı makamına verilmiş olmasının, demokrasiyle ve hukukla izah edilemeyeceğini savundu.

''Bu ülkenin yönetiminde milletin değil, başka bir mekanizmanın sözü geçmektedir'' diyen Mumcu, yönetimde milletin sözünün geçmesi gerektiğini, yapılanlardan millete hesap verilmesi gerektiğini kaydetti.

Milletin iradesinin yüzde 60 ile seçilmesinin ''yürütmede istikrarın anahtarı olacağını'' ifade eden Mumcu, sözlerini şöyle tamamladı:

''İşte o zaman TBMM bir yasama organı olarak, bir denetleme organı olarak, gerçek anlamda milli iradenin tecelligahı haline gelecektir. 12 Eylül'ün mirası bu cumhurbaşkanlığı sistemi, Türkiye'yi geri bırakmaktadır. Geri bırakmasının arkasında yatan neden, iktidarların demokratik şekilde teşekkül edilemeyişi, kararların demokratik ve hukukun üstünlüğü prensibine göre kavranamamış olmasıdır. Kılık kıyafet tartışmalarıyla oyalanmak yerine, Türkiye'nin gerçek ihtiyaçlarıyla konuşuyor olan siyasete ihtiyacımız var.''



Kategori : POLİTİKA

Yorum Yazın